You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

14-15-16 mart 2022 doktorların iş bırakması nedenleri

14-15-16 mart 2022 doktorların iş bırakması nedenleri

Yönetici
14-15-16 mart 2022 doktorların iş bırakması nedenleri
Kamuoyuna Duyurudur; Hekimsen Sendikası İş Bırakma Eylemi Kararı Almıştır !


Tıp Fakültesi standart bir lisans eğitimine göre 3,2 kat daha fazla ders saatine sahip, zorluk derecesi ise en zor fakültelerden biridir. Bunu kıyas etmek bile çok zor olup en başarılı öğrencilerin dahi dönem kaybettiği veya fakülteden başarısızlık nedeniyle atıldığı bir zanaattır.

Hekimlerin başta 4 Temel Sorunu;

1)Özlük haklarımızın hak ettiğimiz ölçüde verilmemesi

2) Sağlıkta Şiddet ve buna karşı alınmasını istediğimiz tüm önlemlerin görmezden gelinmesi

3) Haksız, adaletsiz, ölçüsüz malpraktis cezaları 

4) Sistem ve mevzuat hatalarıdır.






1) Özlük haklarımızın olması gereken düzeyde verilmemesi özellikle hastanelerde çalışan uzman hekimleri de yoksulluk sınırının altına taşımış, ciddi geçim derdine sokmuştur. Bu kadar zor yetiştirilen ve her türlü sanayinin, emlak ticaretinin bile kazancına, varlığına sebep olan hekimler geçinemez durumdadır. Hastanelerin çok büyük bölümünde hekimlere artık ek ödeme de dağıtılamamakta, son 20 ayda yaklaşık 9 bin doktor kamudan istifa etmiş bunların 2000’e yakını yurt dışına çıkmış veya çıkmak üzeredir. Tıp fakültelerinde okuyan öğrenciler yabancı dil kurslarını doldurmuştur

Biz de kabul ediyoruz ki ülkemiz zor bir dönemeçten geçmektedir ancak mevcut bütçenin dağıtılmasındaki adaletsizlik esas olarak hekimlerimizce tasvip edilmemektedir. Bugün Tıp Fakültesi eğitimini Türkiye’de alan sığınmacı hekimlerimiz dahi Türkiye’yi vatanları gibi görmek isterken yabancı dil çalışmaktadırlar. Bu en zor eğitimden geçmiş meslek grubunu, ülkemiz adına kaybetmenin zararı, mezun olacak hekimlerce kompanze edilebilse de telafi edilemez.


 Bir hafta 10 gün önce bir ilimizdeki kazada bir çocuğumuzun  parmakları kesilmiş. O ilde bulunan bütün vasküler, plastik cerrahlar istifa etmişler, dikecek bir hekim bulunamaz ve çocuk başka bir ile gönderilir ancak parmakların dikilmesi için gerekli süre dolmuştur ve parmakları dikilememiştir. 

Özelde yer bulanlar özel sektöre, yabancı dili yeterli olanlar yurt dışına çıkmaktadır. Bu kısa sürede kompanse edilemeyecek telafi edilemez bir zarardır. Hastanelerde yapılan her hizmet hekimlerin varlığına bağlıdır. Son yıllarda hekimlerin birçok girişim puanları da yine hekimler ile sürdürülebilir diğer sağlık çalışanlarının yaptığı basit tıbbi uygulamaların havuzuna bırakılmış bu şekilde sanki diğer sağlık personeli bu parayı kazandırıyor izlenimi oluşturulmuş ve en son Toplu Sözleşmede diğer sağlık personeline ek ödeme puan olarak % 5 ayrıca da dağıtılan paydaki oran olarak % 20 daha da arttırılmıştır. 


Diğer sağlık çalışanlarının ücretleri diğer bakanlıklarda çalışan aynı kıdem ve eğitimde bulunanlarla eşleştirilmişken üstüne bu verilmiş artık zaten havuz kuralı nedeniyle ek ödeme alamayan hekimler hiç alamayacak hale gelmişlerdir. Zaten ek ödeme alamayan hekimler bu yapılan haksızlığa çok içerlemiş sicil amirliği yönetmeliği ile kendisinin yanında çalışan personelin bile sicil amiri olmaktan çıkarılmış, bu şekilde yetkisizleştirilmiş artık diğer personelin itaatsizliği ile karşı karşıyadırlar.



Aile Hekimliği ücretleri yıllara sarihan erimiş, sözleşmeli olan tüm diğer hekimler gibi son toplu sözleşmede ise diğer sözleşmelilere verilen % 20-45 oranında zamdan yoksun tutulmuşlardır. Akabinde Türk paramız değer kaybetmiş maaşları ileri derecede erimiştir. 2010 yıllarında 6 bin dolar civarında olan maaşları bugün 5 kat değer kaybetmiş, cari giderleri 2018’den beri % 300 civarında artarken onlara bu sürede % 60 civarında zam yapılmıştır.



Cari giderlerle çalıştırılan personelinde sağlık personeli olması hasebiyle maaşları asgari ücretin en az % 50 fazlası olarak belirlenmeli bu gider cari giderler içinde personel giderleri olarak ayrı tutulmalıdır.

Aile Hekimliğinin de artık çözümsüz bırakılmış ve birikmiş yüzlerce sorunu bulunmaktadır. Sistemi ise faydaya yönelik revize edilmelidir.

Diş Hekimlerimiz şu sırada yanlarında çalışan sekreterlerinden çok cüzi miktarda fazla, Acil Hekimleri ise yanlarında çalışan sağlık personeli kadar aylık almaya başlamışlardır.

Diş Hekimlerimiz mevcut ihale yöntemleri ile kaliteli protez üretememekte güncel diş tedavilerini(basit implant uygulamalarına kadar)kurumlarında uygulayamamaktadır. Onlar da mesleklerini geliştirememektedirler. Yaptıkları işlemlerle doğru orantılı olmayan bir puanlama sistemlerine sahip çalışma ortamlarında çoğunlukla yeterli yardımcı personel bulamamakta ergonomik olmayan çalışma yerlerinde verimli olamamaktadırlar.

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda 3 Şubat 2022 de çıkarılan Ek Ödeme Yönetmeliği ile dağıtılan ek ödeme o kadar adaletsizdir ki; diş hekimlerine hiçbir şey kalmamakta, hekimler az miktarda alabilmekte, eczacılar ise tavandan almaktadırlar. Bunlar kabul edemeyeceğimiz haksız uygulamalardır.








2) Sağlıkta şiddete karşı hekimler korunmasız bırakılmaktadır. Aile hekimliğinde bütçe artışı gerektirmeyecek şekilde makul silahlarla donatılmış güvenlik görevlisi istihdamı söz konusu olabilecekken Sağlık Bakanlığı buna izin vermemektedir. Güvenlik görevlileri mevzuatı, güvenlik görevlilerine şiddeti durdurmayı değil şiddet olursa müdahaleyi meşru kılmaktadır. Bu durumda güvenlik görevlisi başlamak üzere olan bir saldırıya müdahale edemez ve saldırı olduktan sonra müdahil olur. Bu şekilde güvenlik görevlileri nasıl sağlık personelini koruyabilecektir? Sendikamız izah beklemektedir. Darp suçu işleyenleri ancak oluşturduğumuz sosyal ağ baskılarıyla tutuklatabilmekteyiz. Arttırılması gereken Sağlıkta Şiddete karşı olan cezalar maalesef hakim ve savcılar tarafından tam tersi yapılarak af edilme yolu açılmaktadır. Ancak Adalet Bakanlığı yetkililerine karşı yapılan en ufak saldırılarda tam tersi olmaktadır.

Sağlıkta Şiddet ve buna karşı alınmasını istediğimiz tüm önlemlerin görmezden gelinmesi: Sağlıkta Şiddet başlı başına ciddi bir sorunumuzdur. Sağlıkta şiddet yasası mahkemeler tarafından görmezden gelinmekte, verilen beyaz kod hemen hemen sadece hekime şiddet uygulayanlarla uzlaşmakla sonuçlandırılmaya çalışılmaktadır. Talep ettiğimiz hiçbir önlem uygulanmamakta, bunun sonucu olarak her gün ortalama 40 adet sağlıkta şiddet olayı yaşanmaktadır. Sağlıkta şiddetin asıl nedeni; hekimlerin değersizleştirilmesidir. Sağlıkta şiddeti engellemek ise ancak caydırıcı ceza ve önlemlerle mümkün olabilir. Aşağıda Sağlık Bakanlığı yetkililerine defalarca iletilmiş taleplerimizin bir kısmı derlenmiştir;

a) Darp suçu işlemiş kişi akabinde göz altına alınmalıdır.

b) Savcılık tarafından yapılan araştırmada 2 yıl ve üstünde hapis cezası ile cezalandırılacak fiili işlemiş suçlu tutuklu yargılanmalıdır.

c) Yine 2 yıl ve üstünde cezası onanmış kişinin cezası ertelenmemelidir. Hapis cezası para cezasına çevrilmemelidir.

d) Bu tür suçlarda Sağlık Bakanlığı mağdur adına muhatap olmalı, avukatlık hizmeti vermeli, davayı üstlenmelidir. Ayrıca davalar kamu davası olarak takip edilmelidir.

e) Dava süresince sağlık çalışanlarının mahkemelerde yalnız bırakılıp suçlu ve/veya yakınlarınca taciz edilmelerinin, şikayetlerinden vazgeçirilmeye çalışmalarının önüne geçilmelidir. Örneğin; hekim veya sağlık çalışanı ile suçlu farklı zamanda ifade için çağrılmalı, hekim veya sağlık çalışanına mahkeme içinde ve gidiş geliş yolunda güvenlik ve Sağlık Bakanlığı avukatlarının refakat etmesi sağlanmalı, sağlık çalışanlarının suçlu ile yüz yüze getirilmemesine özen gösterilmelidir. Hekim veya sağlık çalışanı şikayetinden vazgeçse dahi dava kamu davası olarak sürdürülmelidir.

f) Bununla birlikte ceza alan kişinin sağlık ihtiyaçlarında yapılacak uygulama planlanmalıdır. Daha önce böyle bir eylem gerçekleştirmiş kişi (belirli bir süre için) yakınını dahi sağlık kurumuna getirse tespit edilmeli [kamera ile yüz tanıma veya daha önceki olaylardan dolayı çalışanlar(güvenlik görevlileri vb.) tarafından tanınması durumu gibi ve yalnızca güvenlik nezaretinde veya yakın takiple hastasını takip edebilmelidir. Darp suçundan sonra bu durum en az 5 yıl devam etmeli bu süre psikiyatrik kontrollerle kaldırılmalıdır.

g) Tamamı olmasa da rasyonel seçilmiş güvenlik görevlilerinde silah olarak tabanca da bulunmalıdır. Güvenlik personeli asgari olarak Watozz gibi elektromanyetik silahları bulundurmalıdır. İsteyen hekim ve sağlık çalışanına da bu silah verilmeli ayrıca bu tür silahlar sağlık çalışanları için vergiden muaf tutulmalıdır. Güvenlik güçleri ve görevlileri ile ilgili mevzuat güncellenmeli güvenlik görevlisi sadece mukabil davranmamalı, riskin olduğunu düşündüğü anda hiç vakit kaybetmeden kişiyi bertaraf edebilmelidir. Hekimlere yakın konumlanmalılar ve acil durumlarda en geç 10 saniyede müdahale edebilmelidirler.

h) Emniyet teşkilatı da hastanelerde 24 saat bulunarak güvenlik hizmetini sağlamalıdır. Kurum temsilcisi talebi durumunda emniyet teşkilatı güvenlik görevlilerini koordine etme yetkisine sahip olmalı veya yetkilice vazifelendirilebilmelidir.

ı) Hapis cezası almış ve süresini tamamlamış veya hapis cezası almış ancak cezaevinde yatmamış (2 yıl altında vb.) kişiler en az aldıkları süre kadar, çok acil durumlar dışında (kırmızı-sarı triyaj), açık cezaevlerinin sağlık sunucusundan hizmet almalı veya bunun için büyük hastanelerde bulunan mahkûm odası ve polikliniği kullanılmalıdır. Acil durumlarda dahi güvenlik denetiminde sağlık hizmeti sunulmalıdır. Bu tanınmış süre ancak psikiyatrik kontrollerle sonlandırılmalıdır.

i) Tüm Hastanelerin bütün girişlerinde X-Ray cihazı gibi yöntemlerle delici-kesici alet, ateşli silah taraması yapılmalı ve kanunen hastanelere silahla girişler tamamen yasaklanmalıdır. Bu tür bir cihazı sokmaya çalışan hakkında işlem yapılmalı ikinci kez bu durumun yapılması durumunda kişi asgari ücret kadar her tekrarında bir kat daha arttırılarak, 3. sefer sonrası ise gözaltına alınmalı, adli makamlarca mahkemeye sevki sağlanmalıdır. Bu silah ateşli silah ise daha 1. seferinde para cezası yanında adli makamlarca mahkemeye sevki sağlanmalıdır.

k) İfade verenlerin ise ifadelerini gizli olarak verebilmesi sağlanmalıdır.

l) Sağlık Bakanlığı, gerekirse DMO veya diğer resmi veya yarı resmi şirketlere çelik yelek veya doktor önlüğü şeklinde kumaş çelik yelek ürettirerek bu ürünleri giymek isteyen hekimlere destek olmalıdır.

m) Aile Hekimlikleri tamamen korumasızdır. Bütçe artışı bile gerektirmeyecek şekilde sınıf yükselten Aile Sağlığı Merkezlerinde çalıştırılması gereken ortalama 2 personelin Sağlık Bakanlığının talep ettiği gibi sadece sağlık personeli ile değil en az birinin elektromanyetik silah ruhsatlı silahlı güvenlik ile sağlanarak güvenlik sorununun asgariye indirilmesi gereklidir.

n) Darp şiddet suçu işlemiş kişi yukarıda sınırlandırılmış şartlarla bile sağlık hizmeti alsa ilaçları dahil SGK’nın kişi için harcamalarının ancak yarısını sağlaması da ayrıca caydırıcı bir çözüm olur.

o) Acil servislerde çeşitli düzenlemelere gidilmesi gerekmektedir. Hastanın yanında acil servise ve muayene odasına en çok 1 (bir) refakatçiden fazla alınmamalıdır. Hassas durumlarda (gebelik eylemi, kalp krizi, beyin kanaması vb.) hastaların bekletilmeden sağlık hizmetine ulaşabilmeleri için gerekli düzenlemeler sağlanmalı ve her hastanede mutlak triyaj sistemine geçilerek triyajın doğru bir şekilde işlemesi sağlanmalıdır. Sağlık çalışanlarının güvenliğini sağlayacak yapılanmaların yeterli güvenlik organizasyonlarıyla sağlanması gerekmektedir.
Hastanelerin yoğunluğunu azaltmak için Aile Hekimliği uygulaması geliştirilmelidir. Örneğin, raporlu hastaların durumları kontrol altında ve stabil ise; ilaçlarına veya tıbbi sarflarına, direkt eczanelerden el okuma yöntemleri vb. kontrol edilerek, aile hekimine yazdırmaya gerek kalmaksızın ulaşması sağlanmalıdır. Aile hekimliğindeki tüm girişimlerin (sütür atma, sünnet, küçük cerrahi işlemler, ria takma-çıkarma, günübirlik yatış vb.) gerekli denetiminin sağlanması ile hastanelere faturalanır gibi ayrıca ücretlendirilmesi sağlanmalıdır.

p) Herhangi bir hastaneden (özel hastane, üniversite hastanelerinden alınanlar dahil) alınmış raporlar (özellikle psikiyatrik raporlar) veya kendisine verilmemiş raporlar (herhangi bir hekim ehliyet sağlık raporu vb. vermemişse) veya hekim-sağlık çalışanına karşı fiili ve/veya sözlü saldırı suçu işlemiş hasta veya hasta yakını ile ilgili bilgi; SGK sisteminden, talep eden doktora verilmelidir. Hatta hasta ile alakalı bilgi uyarı şeklinde hekimin bilgisayar sistemine düşmelidir.

r) Hastanelerde hekimlere ve sağlık çalışanlarına yapılan saldırılarda, idarecilerin gösterdikleri hatalı ve eksik uygulamaların (hekimleri ve sağlık çalışanını koruyamayacak eksik uygulama, düzen-organizasyon hatası yapan veya hastanede şiddeti önlemeye yönelik kolaylıklar getiren uygulamaları yapamamış ve gerginliğe sebep olmuş idareciler gibi) özellikle fiili ve/veya sözlü saldırı yaşandığı durumlarda (bakanlıkça araştırma yapılması sonrası) idarecilerin dönem karnelerinde puan kaybına neden olması sağlanmalıdır. Bu durumda döner sermayeden yapılacak yüzde kesintinin idarecilerin maaşından kesilmesi katı bir şekilde sağlanmalı ve uygulanmalıdır.

t) Basın ve yayın organlarının hekimler, sağlık çalışanları ve hastaneler hakkında yaptığı gerçeği yansıtmayan haberlerin, Sağlık Bakanlığı tarafından tekzibi ve haberin doğru halinin aynı şartlar ve yeterli sürede yayınlanması, bu haberlerden dolayı sağlık çalışanlarının maddi-manevi zararına sebep olanlar için tazminat davalarının açılması ve müdahil olan sağlık çalışanlarına tazminat haklarının verilmesi, haberi yapılan olayın basın ve yayın organları tarafından takip edilip adli sonucunun da duyurulmasının ayrıca kanunen yükümlü tutulması,
kamu spotları, hatta hekimlerin ve sağlık çalışanının durumunu anlatan kısa filmlerle halkın aydınlatılması sağlanmalıdır.

r) Hekimlere, acilde sorunlu hasta ve/veya hasta yakını yönetimi, sorunlu hasta ve/veya hasta yakını ile iletişim teknikleri, Sağlık ve Ceza Hukuku bilgisi Tıp Fakültesi müfredatına eklenmeli veya mezuniyetleri sonrasında verilmelidir. Hekimlere ve sağlık çalışanına iletişim eğitimiyle ilgili eklenmesi gereken bir diğer husus ise bu eğitimlerde, hekimin hizmet sunarken aşağılanmasının, hafife alınmasının da engellenmesi gerekmektedir. Zira hekim kişiye göre de diyaloğa girmektedir. Hekimin kendisini her açıdan tıbben tam izah edemeyeceğini; tıbbi standartları ifade ederken yalvarır ve alttan alır tarzda iletişim eğitiminin onun mesleğini icra etmesinde de mahsur teşkil edeceğini; hekimin, hekimlik sanatını icra ederken kendine güveninin zedelendiği duruma düşürülmemesi gerektiğini de belirtmek isteriz. İlmin, ihsan etmenin, makamın izzeti vardır. Tevazu ile zillet maalesef karıştırılmaktadır.
İcra makamı olan Hükümet ve Sağlık Bakanlığının hekimlerle ilgili tasarruflarında hekimlerle de istişare etmesi, hekimlik sanatının layıkıyla yerine getirilebilmesi açısından elzemdir.







3) Haksız, adaletsiz ve ölçüsüz malpraktis cezaları:

Malpraktis sadece günümüz konusu olmamıştır. Bizim kültürümüzde adaletle uygulanılması gerçekleşmiştir. Bu konuda Adalet Bakanlığı 2 Çalıştay yapmış ama Sağlık Bakanlığını bu Çalıştaylara davet etmemiştir.  Bu konuda Hekimsen Sendikası olarak yapılan çalışmalarımız mevcut olup hazırlanması gerekli mevzuatta bulunmamızın zaruri olduğunu bilmekte, hekimlerin razı olmayacakları haksız hiçbir mevzuatı sendika olarak kabul etmeyeceğimizi kamuoyuna beyan ederiz.







4) Mevzuat Hata ve Eksiklikleri:

a)  Tüm onamlar artık yazılı değil internet ortamında kişinin onamı ile yapılmalı, tüm sağlık rapor uygulamaları mevzuatı hekimlerin temsilcilerinin organizasyonu ile düzenlenmelidir. Hasta görmeden ve kendi kanaatimiz oluşmadan Sağlık Bakanlığı kurulları tarafından takdir edilen raporlar (COVID-19 raporları gibi) otomatik olarak e-devlet’e işlenmeli, hekimler gereksiz bürokrasiden kurtarılmalıdır.

b) COVID-19 gibi salgınlar nedeniyle vefat eden hekimler ve sağlık çalışanları görev şehidi sayılmalıdır.

c) Cumhurbaşkanımız pandemi devam ederken genelge yayınlamış: ‘Esnek mesaide olan personelimizin özlük hakları korunacaktır’ demiştir. Ancak esnek mesai yapan hekimlerimiz nöbet tutmasına rağmen nöbet ücretlerini alamamıştır. Hekimler COVID-19 testi pozitif çıkmadan rapor bile kullanamamış hatta çoğu zaman hasta halde çalıştırılmıştır. Hasta olup rapor kullanan aile hekimlerinin ise ücretleri kesilmiştir. SGK’nın tüm yanlış uygulamaları ve Sağlık Bakanlığı’nın yazılımlarının hata ve eksiklikleri hekimlerin kontrolü ve denetimi sonucunda yaptıkları geri bildirimler ile düzenlenmelidir. Sabim ve Cimer’in hekimler üzerindeki baskısı kaldırılmalıdır. Ciddi bir araştırma ve bilirkişi analizi yapılmadan, herhangi bir malpraktis içermeyen şikayetler için hiçbir hekim savunmalarla rahatsız edilmemelidir. Bu uygulama ayrıca hekimlere karşı cebir ve şiddeti azaltmak niyetiyle kurulmuş olsa dahi aksine hekimlere karşı sözlü ve/veya fiziki şiddet katlanarak artmıştır. Neticede hekimleri değersizleştirmiştir.

d) Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği Aile Hekimliğinde çalışan hekimlerimizin başlıca problemleri içine girmiştir buna göre özet olarak kronik hastalıkların takibi maaşlarında esas olarak bir azalma getirecek(Maaş kesinti kısmı şu sırada uygulanmıyor). Artış getirebilecek olanlarsa çok ciddi azınlıkta. Sosyal medyada işi ilgili haber yapmakta Sözleşme fesih sebebi olmuştur. Yani bir grupta bir eleştiri yapsa bu da bir internet haber sitesine malzeme olsa sözleşmesi fesh edilebilecektir. Demeç verme ceza puanı 50 ama bu puandan başka sözleşme feshide yapılabilir. Ayrıca kanuni hak olarak tanınmamış hiçbir eylem yapamayacaklar, 5 uyarı cezası alsalar yine sözleşme fesih olabilecektir. Entegre hastanelerde de 5 nöbet tutmama keza fesih sebebi sayılmıştır. Aile Sağlığı Elemanları tam bağımsız olmuş koordinasyon ve denetimleri Aile Hekimlerine  bırakılmış ama olağanüstü durumlarda onlara herhangi bir ek ödeme kapısı kapanmıştır. Emeklilik yaşı üst sınırı da  sözleşme şartlarında 65 kabul edilmiştir.

Aile Hekimlerinin özlük, güvenlik hakları, mesleki kabiliyetleri görmezden gelinmiş, hekim olmalarından kaynaklanan birçok tıbbi girişim, hasta tedavisi bilgileri ve yine getat eğitimi almış tedavi verebilen hekimlerin de unutulmuş olması, hastanelerin hasta yükü ve yoğunluğunu azaltamayacak gerekli desteği ve faydayı sunamayacaktır.

Değişen ‘Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’’nde bizi ilgilendiren başlıca değişiklikler sayılırsa; Aile Hekimliğinde 657 sayılı DMK’nın 48.Maddesi 4,5,7 nolu bendlerinin uygunluğu şartı, yine 125 .Madde E Bendi, ayrıca DMK 15 bu yönetmeliğe fesih hakkı getiren ekler olmuştur. Bu konu yazımızın sonunda daha teferruatlı açıklanacaktır. Bununla beraber Aile Hekimine çalıştığı mahallede ikameti esastır denmiş yani tüm aksamalar için mesela ‘yolda kaldım, yetişemedim, evim işime uzaktı’ gerekçeleri kaldırılmıştır. Ancak Türkiye’de birçok zaruri şartlar Aile Hekiminin çalıştığı yerde ikamesini imkansız kılabilmektedir. Aile hekimliğinde izinler zaten özlük hakkı olarak verilmemektedir. Aile Hekimliği Birimi çalışanı izin aldığında yerine aynı yerde aynı görevde çalışan birine bırakıp ona izin aldığı gün kadar borçlanmaktadır. Eğer böyle bir kimse yoksa veya yerine bakamazsa, müdürlük tarafından istihdam sağlanırsa maaşı kesilmektedir. Bunun istisnası Sendikamızın güvenlik nedeniyle asla tasvip etmediği tek hekimlik ASM’ler için olmuş onlar 14 güne kadar kompanze edilmişlerdir.

Aile Hekimliği ücretlendirmesine kronik hasta takipleri girmiş ve bu durum Aile Hekiminin maaşında % 10 kesinti ile % 50 oranında maaşa esas katsayıda artış sağlayabilir denmiş ancak bu artış aile hekimliğinin nüfusuna bağlıdır. Mesela 4000 hastası varsa hiç artış olmayacak, 2700 varsa ve imkansızı başarıp her şeyi tam yapabilse 4000 hasta bakmış gibi ücret alabilecek ama yine çoğunluğun başına geleceği gibi sosyo-ekonomik gelişme düzeyi faktörü nedeniyle maaşı yine kesilecektir. Ancak Türkiye'de AHB'lerini  ortalama 3500 hastaya bakıyor oldukları düşünülürse hepsinin maaşlarının azalacağı görülebilir.

Bu olayın özeti şu şekilde verilebilir. Aile Hekimlerine üstelik pandemi döneminde hastaların bekleme süresini uzatacak ve bu yoğun koşullarında yapmaları zorunlu  ek bir iş verilmiş ve bu iş sonrası maaşları da azaltılmıştır. Aile Sağlığı Elemanları tam bağımsız olmuş koordinasyon ve denetimleri Aile Hekimlerin bırakılmış ama olağanüstü durumlarda onlara herhangi bir ek ödeme kapısı da kapanmıştır. Bu ödeme yönetmeliği itibarı ile ceza puanının 150 puana ulaşılması veya 5 kez ceza alınmış olması veya  2 yılda yapılabilecek 200 puan cezaya çalıştığı süre içinde orantılanarak ulaştığı tespitinde fesih işlemi gerçekleşmekle birlikte çok kolaylaşmıştır.

İhtar puanı dışında ki sözleşme fesihleri çoğunlukla 657 sayılı DMK’dan eklenen maddelerle yapılacaktır. Bunlar yukarıda sayılmış olmakla birlikte özet olarak; 1)15. Madde,’ Devlet Memurları, kamu görevleri hakkında basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç veremezler. Bu konuda gerekli bilgi ancak bakanın yetkili kılacağı görevli illerde valiler veya yetkili kılacağı görevli tarafından verilebilir’dir ki sosyal medyada işi ilgili haber yapmak bu kapsama girebilecektir. Yani bir grupta bir eleştiri yapsa bu da bir internet haber sitesine malzeme olsa sözleşmesi fesh edilebilecektir.

Bununla birlikte Aile Hekimliğinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma şartı gerekmemekte ancak DMK 48.Madde,’ Kamu haklarından mahrum bulunmamak, Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, 1) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak. İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak, yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart,  bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek, Siyasi partiye girmek, Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek, savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak,’ fesih şartı olarak eklenmiştir.






5) Asistanlara nöbet ertesi izin verilmelidir. Nöbet ertesi olan personel gerekirse evine bırakılmalıdır. Çalışmaları zorunlu ise öğleye kadar hiç olmazsa kurumlarında dinlenecek ortam oluşturulmalıdır. Nöbet ertesi izin kullanan hiçbir hekimin maaşında kesintiye gidilmemelidir. Hekimler icap nöbetlerinde bir kez de olsa icaba riayet ederse tam nöbet ücreti almalıdır. Nöbet ücretleri hesaplanırken tavan saat sınırı olmamalıdır. Çalışan kaç gün nöbet tuttu ise bunun karşılığı eksiksiz olarak hak edişine yazılmalıdır.






6)Getat yüksek lisans eğitimleri açık öğretim sistemi üzerinden hekimlere, diş hekimlerine verilebilmelidir.

Burada sayamayacağımız kadar yaptığımız talepler hatalı eksik uygulamalar ve mobbing durumları, bu konularda hekimlerin talep ve çözümlerinin hiçbir şekilde dikkate alınmaması Hekimsen Sendikasının eylem sebepleridir.

Bu sebepler ve taleplerimiz nedenleriyle; 8 Mart 2022 tarihinde kadın çalışanlarımız sorunlarını yerel basın açıklamaları ile beyan edeceklerdir. Bu tarihte sendikamız kadın hekimlerimize nöbet, icap nöbeti yazılmamasını tavsiye etmektedir.  Cerrahpaşa  Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde kurum idaresinin yaklaşımı ve asistan hekime şiddet olayının vuku bulması nedeniyle, 28.02.2022 tarihinde bir gün, Ülke genelinde (14-15-16).03.2022 tarihlerinde 3 gün iş bırakma eylemi kararı almıştır. Yukarıda anılan eylem tarihlerinin tamamında; Acil Servis ve Poliklinikleri, Doğum Salonu, COVID, Onkoloji, Hematoloji Poliklinikleri Adli Tıp Kurumu ve tüm yatan hasta servis çalışmaları kapsam dışı bırakılmıştır. COVID tanı, tedavi, filyasyon ve servislerinde çalışanlar, çalışmalarını aksatmayacak şekilde yeterli nöbetçi hekim ve diğer sağlık çalışanı bulundurmak kaydıyla eyleme katılabilirler. Tüm poliklinik hizmeti verenler, kurumlarında acil icapçı bulundurmak şartıyla, eyleme katılabileceklerdir. Acil servis ve polikliniklerindeki yeşil triajlı hastalarda yaklaşım sadece ampirik tedavi ve olması gerektiği gibi polikliniklere (eylem sonrasına) yönlendirmek şeklinde olacaktır. Ameliyathanelerde sadece acil, onkolojik cerrahiler ile kardiyak by-pass cerrahileri yapılabilecektir. Diğer elektif ameliyatlar yapılmayacaktır. Sağlık kurulları ve heyet poliklinikleri hizmet vermeyeceklerdir.



Eylemlerimizin amacı; hastalarımızın, hekimlerimizin ve diğer sağlık çalışanlarının mutlu olduğu ve mümkün olan en iyi sağlık hizmetinin alınıp verildiği ideal bir sağlık sistemini ülkemize kazandırmaktır.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren MediFORUM - Türkiye'nin sağlık forumu sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.