You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

İç hastalıkları (Dahiliye) hemşireliği ders notları

İç hastalıkları (Dahiliye) hemşireliği ders notları

Genel müdür
RE: İç hastalıkları (Dahiliye) hemşireliği ders notları
BÖLÜM IV: Endokrin Sistem Hemşireliği

 – Diabetes Mellitus Yönetimi ve Bakımı
Endokrin sistem, vücudun denge ve metabolizmasını düzenleyen hormonları salgılayan bezlerden oluşur. Bu sistemin en sık görülen ve en önemli hastalığı olan Diabetes Mellitus (Şeker Hastalığı), pankreasın yeterli insülin üretememesi veya vücudun ürettiği insülini etkili bir şekilde kullanamaması sonucu kronik hiperglisemi (yüksek kan şekeri) ile karakterize metabolik bir bozukluktur. Diyabet, kontrolsüz kaldığında mikrovasküler ve makrovasküler komplikasyonlarla tüm organ sistemlerine zarar verir.

Konu 10: Diabetes Mellitus Temelleri, Sınıflandırma ve Kapsamlı Hasta Eğitimi
Diyabet yönetimi, hastanın aktif katılımını gerektiren yaşam boyu süren bir süreçtir. Hemşirenin temel rolü, hastayı bu sürece hazırlamak ve sürekli destek sağlamaktır.
10.1. Diyabetin Ana Tipleri ve Farkları
* Tip 1 DM: Genellikle çocukluk veya genç erişkinlikte başlar. Pankreastaki beta hücrelerinin otoimmün bir süreçle tahrip olması sonucu mutlak insülin eksikliği vardır. Bu hastalar, yaşamlarını sürdürmek için dışarıdan insülin almak zorundadır.
* Tip 2 DM: En sık görülen tiptir (tüm vakaların %90'ından fazlası). Başlangıçta insülin direnci ve zamanla insülin sekresyonunda yetersizlik ile karakterizedir. Genellikle obezite, hareketsizlik ve genetik yatkınlıkla ilişkilidir. Tedavi başlangıçta diyet, egzersiz ve oral antidiyabetiklerle (OAD) yapılsa da, ilerleyen dönemde insülin gerekebilir.
* Gestasyonel DM (GDM): Gebelik sırasında ortaya çıkan veya ilk kez bu dönemde tanısı konulan glukoz intoleransıdır. Hem anne hem de bebek için risk oluşturur ve doğum sonrası genellikle düzelir, ancak ileride Tip 2 DM geliştirme riski yüksektir.
10.2. Diyabetin Üç Ana Belirtisi (Poli Üçlüsü) ve Tanısal Kriterler
Kontrolsüz diyabetin klasik semptomları şunlardır:
* Poliüri (Çok İdrar Yapma): Kanda artan glukoz, böbreklerden su çekerek idrar hacmini artırır.
* Polidipsi (Çok Su İçme): Vücut, idrarla kaybedilen sıvıyı yerine koymak için susuzluk hisseder.
* Polifaji (Çok Yeme): İnsülin eksikliği nedeniyle hücreler glukozu kullanamaz ve enerji açığı oluşur, bu da sürekli açlık hissine yol açar.
Hemşire, hastasına bu semptomların önemini ve erken tanı için düzenli taramanın (özellikle risk altındaki bireylerde) gerekliliğini anlatmalıdır.


Konu 11: İlaç Yönetimi ve Hipoglisemi/Hiperglisemi Acil Durum Yönetimi
Diyabet tedavisinin ana sütunları diyet, egzersiz ve ilaçlardır (İnsülin ve OAD). Hemşire, bu tedavilerin doğru uygulanmasını sağlamakla yükümlüdür.
11.1. İnsülin Tedavisi ve Hemşirelik Uygulamaları
İnsülin, etki sürelerine göre kategorize edilir ve hemşire, her tipin etki başlangıcını, zirvesini ve süresini bilmelidir (Örn. Hızlı etkili, Kısa etkili, Orta etkili, Uzun etkili).
* Enjeksiyon Tekniği ve Bölge Rotasyonu: Hastaya insülinin subkutan (deri altı) dokuya doğru enjekte edilmesi (doğru iğne açısı ve uzunluğu) öğretilmelidir. İnsülinin emilim hızını etkileyeceği için enjeksiyon bölgelerinin (karın, uyluk, kol) sistematik olarak değiştirilmesi (rotasyon) ve aynı noktaya sürekli enjeksiyon yapılmasından kaçınılması (lipodistrofi riskini azaltmak için) kritik öneme sahiptir.
* İnsülin Saklama Koşulları: Açılmamış insülinin buzdolabında saklanması, kullanılan insülinin ise oda sıcaklığında (yaklaşık 1 ay) tutulması gerektiği, dondurulmaktan veya aşırı sıcaktan korunması gerektiği konusunda bilgilendirme yapılmalıdır.
11.2. Akut Kan Şekeri Dengesizlikleri Yönetimi
Kan şekerinin normal değerlerin altına (Hipoglisemi) veya üstüne (Hiperglisemi) çıkması acil hemşirelik müdahalesi gerektirir.
* Hipoglisemi (Kan Şekeri < 70 mg/dL): Diyabet yönetimindeki en tehlikeli akut komplikasyondur, çünkü hızlıca bilinç kaybına yol açabilir.
  * Belirtiler: Terleme, titreme, çarpıntı, açlık hissi (adrenerjik belirtiler); konfüzyon, baş ağrısı, konuşma bozukluğu (nöroglikopenik belirtiler).
  * Acil Girişim (15-15 Kuralı): Bilinci açık hastaya 15 gram hızlı etkili karbonhidrat (örn. yarım bardak meyve suyu, 3-4 adet kesme şeker) verilir. 15 dakika sonra kan şekeri tekrar ölçülür. Hala düşükse işlem tekrarlanır. Bilinci kapalı hastaya ise IV Dextroz %20 veya Glukagon enjeksiyonu uygulanır.
* Hiperglisemi: Genellikle yavaş gelişir. Semptomları poliüri, polidipsi, yorgunluk ve bulanık görmedir. Hemşire, hastayı yüksek kan şekerinin yönetimi (ek insülin dozu veya OAD alımı) ve sıvı alımının artırılması konusunda eğitmelidir.


Konu 12: Diyabetin Akut Komplikasyonları: DKA ve HHS Acil Bakım Protokolleri
Diyabetin kontrolsüz kaldığı veya enfeksiyon gibi stres faktörleriyle tetiklendiği iki ana akut acil durumu mevcuttur: Diyabetik Ketoasidoz (DKA) ve Hiperosmolar Hiperglisemik Sendrom (HHS).
12.1. Diyabetik Ketoasidoz (DKA)
Genellikle Tip 1 DM hastalarında, insülin eksikliği ve metabolik asidoz ile karakterizedir. Vücut enerji için yağları parçalar, bu da keton cisimciklerinin ve dolayısıyla asit birikimine yol açar.
* Kritik Bulgular: Hiperglisemi (> 250 mg/dL ), ketonüri (idrarda keton), metabolik asidoz (düşük pH ve bikarbonat), Kussmaul solunumu (derin ve hızlı solunum, asidi dışarı atmak için), nefeste aseton kokusu.
* Hemşirelik Öncelikleri:
  * Sıvı Replasmanı: Hastanın ciddi sıvı eksikliği vardır. Hızla İV normal salin (SF) infüzyonuna başlanır.
  * İnsülin Uygulaması: İV düzenli insülin infüzyonuna başlanır (asidozu tersine çevirmek için).
  * Elektrolit Yönetimi: Özellikle potasyum (K+) takibi kritiktir. İnsülin tedavisi başlandığında potasyum hızla hücre içine kayar ve potansiyel olarak hayatı tehdit eden hipokalemi gelişebilir. Potasyum takviyesine genellikle insülin başlanmadan önce veya insülinle eş zamanlı başlanması gerekir.
12.2. Hiperosmolar Hiperglisemik Sendrom (HHS)
Genellikle yaşlı Tip 2 DM hastalarında ve ciddi enfeksiyonlar veya yetersiz sıvı alımı sonrası görülür. Ciddi hiperglisemi ve dehidratasyon vardır, ancak belirgin ketozis veya asidoz yoktur.
* Kritik Bulgular: Aşırı yüksek kan şekeri (> 600 mg/dL ), ciddi dehidratasyon, hiperozmolarite ve belirgin nörolojik semptomlar (konfüzyon, koma).
* Hemşirelik Öncelikleri: DKA'ya benzer şekilde hacim replasmanı birinci önceliktir. Sıvı eksikliği DKA'dan daha şiddetli olabilir. İnsülin ve elektrolit yönetimi DKA'daki prensiplere benzer şekilde uygulanır, ancak asidoz olmadığı için insülin ihtiyacı daha az olabilir.


Konu 13: Diyabetin Kronik Komplikasyonları ve Önleyici Bakım Stratejileri
Diyabetin uzun dönemli komplikasyonları, mikro (küçük damar) ve makro (büyük damar) sistemleri etkileyerek yaşam kalitesini düşürür ve sakatlığa yol açar.
13.1. Mikrovasküler Komplikasyonlar ve Tarama
* Diyabetik Nefropati (Böbrek Hasarı): Diyabet, kronik böbrek yetmezliğinin en yaygın nedenidir. Hemşire, hastayı düzenli mikroalbüminüri taraması yaptırmaya teşvik etmeli ve kan basıncı kontrolünün (ACE inhibitörleri/ARB'ler) böbrek sağlığını korumada ne kadar önemli olduğunu anlatmalıdır.
* Diyabetik Retinopati (Göz Hasarı): Gözün küçük damarlarının hasar görmesidir, tedavi edilmezse körlüğe yol açabilir. Hastaya yılda en az bir kez dilate göz muayenesi yaptırması gerektiği konusunda danışmanlık verilmelidir.
* Diyabetik Nöropati (Sinir Hasarı): En sık ayaklarda uyuşma, karıncalanma, yanma hissi (periferik nöropati) veya otonom sinir sistemi sorunlarına (ortostatik hipotansiyon, gastroparezi) yol açar.
13.2. Diyabetik Ayak Bakımı ve Hemşirenin Rolü
Nöropati (ağrı hissinin kaybı) ve periferik damar hastalığının (kan akışında azalma) birleşimi, küçük yaraların enfeksiyona dönüşüp amputasyona yol açtığı Diyabetik Ayak Sendromu'na neden olur.
* Ayak Muayenesi Eğitimi: Hemşire, hastaya her gün ayaklarını ayna yardımıyla veya bir aile üyesinin yardımıyla kontrol etme (kesik, kabarcık, kızarıklık, nasır) alışkanlığını kazandırmalıdır.
* Önleyici Girişimler:
  * Ayakların ılık suyla yıkanması ve kurulanması (özellikle parmak araları).
  * Tırnakların düz kesilmesi ve nasırların profesyonelce bakılması.
  * Uygun ayakkabı ve çorap seçimi (dikişsiz, iyi oturan, pamuklu çoraplar).
  * Ayaklara losyon sürülmesi (ancak parmak aralarına sürülmemesi).
  * Asla yalınayak yürümemek.
* Hemşirelik İzlemi: Hemşire, her kontrolde monofilament testi gibi araçlarla nöropati varlığını değerlendirmeli ve hasta eğitimini sürekli tekrarlamalıdır.


BÖLÜM IV SONU Kritik Düşünme Soruları
Kritik Düşünme Sorusu 7 (Hipoglisemi):
Tip 1 DM'li bir hastanız, hızlı etkili insülin enjeksiyonundan 30 dakika sonra aniden terlemeye ve konfüzyon yaşamaya başlamıştır. Bilinci açık ancak ajitedir. Hastanın yanındaki yemek tabağında yemeklerin çoğunun durduğunu görüyorsunuz. Bu durumda hemşirenin ilk ve acil müdahalesi ne olmalıdır? Bu müdahale sonrasında hastanın izleminde dikkat edilmesi gereken ikincil husus nedir? (Cevabınızı hızlı etkili insülinin etki zirvesi ile ilişkilendiriniz.)

Kritik Düşünme Sorusu 8 (Diyabetik Ayak):
Diyabetik nöropatisi olan ve ağrı hissetmeyen bir hasta, ayakkabısının içinde yabancı bir cisim olduğunu fark etmeden yürümeye devam ediyor. Hemşire olarak, bu hastaya diyabetik ayak ülseri gelişimi riskini azaltmak için vereceğiniz en önemli ve en sık göz ardı edilen üç önleyici tavsiye nedir? (Cevabınız, sadece ayakkabı seçimi dışındaki günlük bakım rutinlerine odaklanmalıdır.)

Bu bölüm, Endokrin Sistem Hemşireliğini Diyabet Mellitus ve yönetimi odağında kapsamlı bir şekilde sunmuştur. Bir sonraki konumuzda, Böbrek Hastalıkları (Nefroloji) Hemşireliği ve ürolojik sistem hastalıkları ile devam edeceğiz.
darkborsa
Bunu ilk beğenen sen ol.
Genel müdür
RE: İç hastalıkları (Dahiliye) hemşireliği ders notları
BÖLÜM V: Böbrek ve Üriner Sistem Hemşireliği –

 Atık Yönetimi ve Dengeyi Yeniden Kurmak
Böbrekler, vücuttaki atık maddeleri, toksinleri uzaklaştırmak, sıvı ve elektrolit dengesini, asit-baz dengesini ve kan basıncını düzenlemek gibi hayati görevleri üstlenir. Böbrek fonksiyonunun bozulması, tüm sistemleri etkileyen ciddi metabolik ve hematolojik sorunlara yol açar. İç Hastalıkları Hemşireliğinde nefroloji alanındaki bakım, hastanın yaşam kalitesini korumak ve yerine koyma tedavilerine (diyaliz) uyumunu sağlamak üzerine kuruludur.

Konu 14: Kronik Böbrek Hastalığı (KBH) ve Konservatif Yönetim
Kronik Böbrek Hastalığı (KBH), böbreklerin yapısının veya fonksiyonunun üç aydan uzun süre kalıcı olarak bozulmasıdır. KBH, glomerüler filtrasyon hızının (GFR) düşüşüne göre evrelere ayrılır ve ilerleyici bir seyir gösterir. Diyabet ve kontrolsüz Hipertansiyon, KBH'nin en yaygın nedenleridir.
14.1. KBH'de Gelişen Komplikasyonlar ve Hemşirelik İzlemi
Böbrekler sadece atıkları atmakla kalmaz, aynı zamanda eritropoietin ve D vitamini gibi önemli hormonları da üretir. Fonksiyon kaybı, bir dizi komplikasyona yol açar:
* Anemi: Eritropoietin (kan yapımını uyaran hormon) üretiminin azalması sonucu gelişir. Hemşire, hastanın yorgunluk, halsizlik düzeyini değerlendirmeli ve hekim istemine uygun olarak eritropoietin enjeksiyonlarının (subkutan) ve demir takviyelerinin uygulanmasını sağlamalıdır.
* Mineral ve Kemik Hastalığı (Renal Osteodistrofi): Böbrekler D vitaminini aktif forma çeviremediği için kalsiyum emilimi azalır, paratiroid hormonu (PTH) seviyesi yükselir. Bu durum kemik erimesine ve kırıklara yol açar. Hemşire, hastanın kırık riskini değerlendirmeli ve fosfor bağlayıcı ilaçların (fosfatı besinlerle birlikte bağlamak için) yemeklerle birlikte alınması konusunda eğitim vermelidir.
* Hipertansiyon ve Sıvı Yüklenmesi: KBH'li hastalarda renin-anjiyotensin sisteminin aktivasyonu ve sıvı atılımının azalması nedeniyle kan basıncı kontrolü zordur. Hemşire, sıkı bir sıvı kısıtlaması (genellikle günlük idrar çıkışına + 500-1000 mL eklenerek belirlenir) ve düşük tuzlu diyet konusunda danışmanlık vermelidir.
* Üremi Belirtileri: GFR 10 mL/dk'nın altına düştüğünde üremik sendrom gelişebilir. Pruritus (şiddetli kaşıntı), metalik tat, iştahsızlık, konsantrasyon güçlüğü ve üremik ensefalopati gibi nörolojik bulgular açısından hasta yakından izlenmelidir.
14.2. Hemşirelik Öncelikleri: Diyet ve İlaç Eğitimi
KBH'nin ilerlemesini yavaşlatmak için konservatif dönemde (diyaliz öncesi) sıkı diyet yönetimi esastır.
* Protein Kısıtlaması: Protein metabolizması sonucu üre gibi atık ürünler oluştuğu için, hastalığın evresine göre protein alımının sınırlandırılması gerekebilir (düşük-orta düzey).
* Potasyum ve Fosfor Kısıtlaması: KBH'de bu elektrolitlerin atılımı bozulur. Yüksek potasyum (meyve suları, muz, patates) ve fosfor (süt ürünleri, kuruyemişler) içeren gıdalar kısıtlanmalıdır. Hemşire, hastanın beslenme alışkanlıklarını detaylıca sorgulamalı ve kişiselleştirilmiş diyet rehberliği sunmalıdır.

Konu 15: Renal Replasman Tedavileri (Diyaliz) ve Hemşirelik Bakımı
Böbrek fonksiyonu GFR'nin 10-15 mL/dk altına düştüğünde, renal replasman tedavisi (diyaliz) gereklidir. İki ana diyaliz yöntemi Hemodiyaliz (HD) ve Periton Diyalizidir (PD).
15.1. Hemodiyaliz (HD) ve Vasküler Erişim Bakımı
Hemodiyaliz, kanın bir diyaliz makinesi yardımıyla vücut dışına alınarak temizlenmesi ve geri verilmesi işlemidir.
* Vasküler Erişim Tipleri: HD için kalıcı ve yüksek akımlı bir damar erişimi gerekir. En ideal yöntem Arteriyovenöz Fistül (AVF)'tür (hastanın kendi damarlarının cerrahi olarak birleştirilmesi). Diğer seçenekler AV Greft veya Santral Venöz Kateterlerdir.
* Erişim Bakımı Hemşireliği: AVF/Greft'in korunması, İHH hemşiresinin kritik görevidir:
  * "Korumak" İlkesi: Fistül olan koldan ASLA kan basıncı ölçülmemeli, kan alınmamalı veya IV sıvı takılmamalıdır. Bu, fistülün tıkanmasına (tromboz) yol açabilir.
  * Palpasyon ve Oskültasyon: Hemşire, her nöbette fistül üzerinde kan akışının sesini (bruit) stetoskopla dinlemeli ve titreşimini (thrill) parmakla hissetmelidir. Bruit veya Thrill kaybı, erişimin tıkanmakta olduğunun bir işaretidir ve derhal bildirilmelidir.
  * Enfeksiyon İzlemi: Santral venöz kateterlerde enfeksiyon (kateter ilişkili kan dolaşımı enfeksiyonu - CRBSI) riski yüksektir. Kateter giriş yerinin kızarıklık, şişlik veya akıntı açısından steril teknikle kontrolü esastır.
15.2. Periton Diyalizi (PD) ve Evde Bakım Eğitimi
Periton Diyalizi, karın boşluğunun kendi periton zarı kullanılarak bir filtre görevi görmesi ve diyalizat sıvısı aracılığıyla atık maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasıdır. Genellikle evde uygulanır.
* Hemşirelik Öncelikleri: Hastanın ve ailesinin steril teknikle değişim yapma (değişim sırasında bakteri bulaşını önlemek) ve peritonit (periton zarının enfeksiyonu) belirtilerini tanıma konusunda eğitilmesi esastır.
* Peritonit Belirtileri: Diyaliz sıvısının bulanıklaşması (en erken ve önemli bulgu), karın ağrısı, ateş. Hemşire, bu belirtileri saptadığında hastayı hızla merkeze yönlendirmeli ve diyaliz sıvısının kültür için laboratuvara gönderilmesini sağlamalıdır.

Konu 16: Üriner Sistem Enfeksiyonları (ÜSE) ve Bakım Prensipleri
Üriner Sistem Enfeksiyonları (ÜSE), İHH hastalarında sıkça görülür. Hemşire, sistit (mesane enfeksiyonu) ve piyelonefrit (böbrek enfeksiyonu) arasındaki farkları bilmelidir.
* Sistit Belirtileri: Dizüri (ağrılı idrar yapma), sık idrara çıkma (pollaküri) ve suprapubik bölgede rahatsızlık.
* Piyelonefrit Belirtileri (Ciddi Enfeksiyon): Sistit belirtilerine ek olarak, yüksek ateş, titreme, bulantı/kusma ve kostovertebral açı hassasiyeti (CVA tenderness) ile karakterizedir. Piyelonefrit, böbrek hasarına yol açabileceği için daha agresif tedavi (genellikle İV antibiyotikler) gerektirir.
Hemşirelik Girişimleri:
* Hidrasyon: Enfeksiyonun atılmasına yardımcı olmak için bol sıvı alımını (kontrendike değilse) teşvik etmek.
* Ağrı Yönetimi: Analjezik ve spazm giderici ilaçların uygulanması.
* Eğitim: Kadın hastalara enfeksiyonu önlemek için tuvalet sonrası önden arkaya doğru silinme tekniğini öğretmek ve cinsel ilişki sonrası idrar yapma alışkanlığını önermek.
* İdrar Takibi: İdrar örneğinin doğru şekilde alınmasını sağlamak ve idrar rengi, kokusu, berraklığı gibi özelliklerini takip etmek.


BÖLÜM V SONU Kritik Düşünme Soruları
Kritik Düşünme Sorusu 9 (Diyaliz Erişimi):
Uzun süredir Hemodiyalize giren bir hastanızın sol ön kolunda bir AV Fistülü bulunmaktadır. Hastanın sağ kolunda tansiyonu ölçülürken, bir meslektaşınız yanlışlıkla sol koldan kan basıncını ölçmeye çalışmaktadır. Hemşire olarak derhal müdahaleniz ne olmalıdır ve bu yanlış uygulamanın AV Fistül için oluşturduğu iki ana risk nedir?

Kritik Düşünme Sorusu 10 (KBH'de Diyet):
Son dönem KBH tanısı konmuş, henüz diyalize başlamamış bir hasta, yorgunluk ve kaşıntı şikayetleriyle başvuruyor. Laboratuvar sonuçlarında yüksek Fosfor ve Potasyum seviyeleri saptanıyor. Hemşire olarak, bu hastanın yüksek Fosfor seviyesini kontrol altına almak için diyetinde kısıtlaması gereken başlıca üç gıda grubu ve Fosfor bağlayıcı ilaçlarını nasıl kullanması gerektiğini açıklayınız.


Bu bölüm, Nefroloji Hemşireliği alanındaki temel bilgileri, diyaliz yönetimi ve üriner enfeksiyonlarla birleştirerek kapsamlı bir şekilde sunmuştur. Bir sonraki konumuzda, Gastrointestinal Sistem Hemşireliği ile devam edebiliriz.
darkborsa
Bunu ilk beğenen sen ol.
Genel müdür
RE: İç hastalıkları (Dahiliye) hemşireliği ders notları
BÖLÜM VI: Gastrointestinal Sistem Hemşireliği –

 Sindirim, Emilim ve Beslenme Desteği
Gastrointestinal sistem, vücudun enerji ve temel besin öğeleri ihtiyacını karşılayan, aynı zamanda bağışıklık ve sıvı dengesinde önemli rol oynayan karmaşık bir yapıdır. GİS hastalıkları; malnütrisyon (beslenme bozukluğu), şiddetli ağrı ve yaşam kalitesinde ciddi düşüşlere neden olabilir. İç Hastalıkları Hemşireliğinde GİS bakımı, hastanın beslenme durumunun sürdürülmesi ve akut krizlerin yönetilmesine odaklanır.

Konu 17: Peptik Ülser Hastalığı ve Gastrointestinal Kanamalar
Peptik Ülser Hastalığı (PÜH), mide veya duodenum (onikiparmak bağırsağı) mukozasında, koruyucu mekanizmaların agresif faktörlere (özellikle Helicobacter pylori enfeksiyonu ve uzun süreli NSAID kullanımı) karşı yetersiz kalması sonucu oluşan yaralardır. En ciddi komplikasyonu GİS kanamasıdır.
17.1. GİS Kanamalarının Sınıflandırılması ve Bulguları
Hemşirenin GİS kanamasını hızlıca tanıyıp müdahale etmesi, hastanın hayatını kurtarır. Kanama, anatomik yerleşimine göre üst ve alt GİS kanamaları olarak ayrılır.
* Üst GİS Kanamaları (Örn: Ülser, Özofagus Varisleri): Mide veya duodenumdan kaynaklanır.
  * Hematemez: Parlak kırmızı (taze kan) veya kahve telvesi şeklinde (mide asidiyle sindirilmiş kan) kusma.
  * Melena: Katran renginde, yapışkan ve kötü kokulu dışkı (sindirilmiş kanın varlığını gösterir).
* Alt GİS Kanamaları (Örn: Divertikülit, Hemoroidler): Kolon veya rektumdan kaynaklanır.
  * Hematokezya: Parlak kırmızı veya kırmızı-kahverengi kanın dışkıyla birlikte gelmesi.
17.2. GİS Kanamasında Acil Hemşirelik Yönetimi
Kanama şüphesi olan bir hastada şok ve hipovolemi riskine karşı hızlı müdahale esastır.
* Hayati Bulgular ve Şok İzlemi: Tansiyon (Hipotansiyon), Nabız (Taşikardi) ve Kapiller Geri Dolum zamanı sürekli izlenir. Hastada hipovolemik şok bulguları (solukluk, terleme, bilinç değişikliği) açısından uyanık olunur.
* Damar Yolu Erişimi: Hızla en az iki adet, geniş lümenli (16 veya 18 gauge) İV yol açılır.
* Sıvı Replasmanı: Hekim istemine uygun olarak kristaloid sıvılar (SF veya Ringer Laktat) hızla verilerek dolaşım hacmi desteklenir. Gerekirse kan ve kan ürünleri (özellikle hemoglobin < 7 g/dL ise) transfüzyon için hazırlık yapılır.
* Tanısal İşlemlerin Hazırlanması: Nazogastrik (NG) tüp takılması, mide lavajı (kanın temizlenmesi) ve acil Endoskopi için hastanın hazırlanması sağlanır.
* İlaç Yönetimi: Hekim istemine uygun olarak İV Proton Pompa İnhibitörleri (PPI) uygulanır (Ülser kanamasında asit salınımını baskılamak için). Varis kanaması şüphesi varsa Vazoaktif ilaçlar (Örn: Oktreotid) uygulanır.


Konu 18: İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları (İBH) ve Kronik Bakım
İBH, sindirim sisteminin kronik, nüksedici inflamasyonudur. İki ana formu vardır: Ülseratif Kolit (ÜK) (sadece kolon ve rektumu etkiler) ve Crohn Hastalığı (ağızdan anüse kadar GİS’in herhangi bir yerini, tüm katmanlarını etkileyebilir).
18.1. İBH Semptomlarının Yönetimi
* Akut Alevlenme Belirtileri: Kanlı veya kansız ishal, karın ağrısı ve kramp, kilo kaybı, ateş ve rektal aciliyet (tenesmus).
* Malnütrisyon Riski: Özellikle Crohn hastalarında ince bağırsak tutulumu nedeniyle besin emilimi ciddi şekilde bozulur. Hemşire, hastanın kilo takibini, Albümin ve Hemoglobin değerlerini yakından izlemeli ve beslenme uzmanıyla işbirliği yaparak yüksek kalorili, yüksek proteinli diyetler konusunda danışmanlık vermelidir.
* Stres Yönetimi: Stres, İBH alevlenmelerini tetikleyebilir. Hemşire, hastanın anksiyete ve depresyon düzeyini değerlendirmeli ve psikososyal destek alması için yönlendirme yapmalıdır.
18.2. İlaç ve Ameliyat Sonrası Bakım
* İlaç Yönetimi: Aminosalisilatlar, Kortikosteroidler (alevlenme tedavisinde), İmmünmodülatörler ve Biyolojik Ajanlar gibi ilaçların yan etkileri (örn. enfeksiyon riski) konusunda hastayı bilgilendirmek.
* Kolostomi/İleostomi Bakımı: İBH’nin cerrahi tedavisinde (özellikle ÜK’de total kolektomi), geçici veya kalıcı ostomiler açılabilir. Hemşire, hastanın ostomi stoması (rengi, kanlanması) ve çevresindeki cilt bütünlüğünü düzenli kontrol etmeli, hastaya torba değişimi ve cilt bakımı konusunda detaylı eğitim vermelidir.


Konu 19: Beslenme Desteği Yöntemleri ve Hemşirelik Girişimleri
GİS hastalarında, normal oral alımın yetersiz olduğu veya kontrendike olduğu durumlarda beslenme desteği (Enteral veya Parenteral) hayat kurtarıcıdır.
19.1. Enteral Beslenme (Tüple Beslenme)
GİS yolu kullanılabilir durumda olduğunda tercih edilen yöntemdir (NG tüpü, PEG-Perkütan Endoskopik Gastrostomi).
* Tüp Yerleşimi Kontrolü: Beslenmeye başlamadan önce NG tüpünün midede olduğundan emin olmak esastır. En güvenilir yöntem radyolojik doğrulama olmakla birlikte, hemşire tüpten aspirasyon yaparak (mide içeriği kontrolü) veya pH ölçümü yaparak da kontrol etmelidir. Asla tek başına hava oskültasyonu (steteskopla dinleme) yeterli görülmemelidir.
* Aspirasyon Riskinin Önlenmesi: Enteral beslenme sırasında en büyük tehlike, formülün akciğerlere kaçmasıdır (aspirasyon). Hemşire, hastayı beslenme sırasında ve sonrasında 30-45 derece baş yukarı pozisyonda (Fowler/Yarı-Fowler) tutmalıdır.
* Formül Yönetimi: Diyareyi önlemek için formülün oda sıcaklığında, yavaş hızda (pompa ile) verilmesi ve formülün kontaminasyonunu önlemek için setlerin düzenli değiştirilmesi sağlanır.
19.2. Parenteral Beslenme (Total Parenteral Nütrisyon - TPN)
GİS’in kullanılamadığı durumlarda (örn. ciddi paralitik ileus, kısa bağırsak sendromu), tüm besin öğelerinin İV yolla verilmesidir. TPN, genellikle santral venöz kateter (CVC) yoluyla uygulanır.
* Enfeksiyon ve Sepsis Riski: TPN solüsyonu yüksek glukoz ve protein içerdiği için bakteri üremesi için ideal ortamdır. Hemşire, TPN değişimlerini ve CVC bakımını tamamen steril teknikle gerçekleştirmelidir. Enfeksiyon (ateş, titreme) bulguları yakından izlenir.
* Metabolik İzlem: Kan glukozu, elektrolitler ve karaciğer fonksiyon testleri sıkça kontrol edilir. Özellikle TPN'ye yeni başlanan hastalarda, hipofosfatemi, hipokalemi ve hipomagnezemi ile karakterize Yeniden Beslenme Sendromu (Refeeding Syndrome) riski açısından uyanık olunmalıdır.


BÖLÜM VI SONU Kritik Düşünme Soruları
Kritik Düşünme Sorusu 11 (GİS Kanaması):
Acil servise kusma ile gelen ve dışkısı melena olan bir hastanın tansiyonu 85/50 mmHg, nabzı 120 atım/dk'dır. Hemşirenin ilk iki dakika içinde yapması gereken en kritik üç girişim nedir ve bunların fizyolojik amacı nedir?

Kritik Düşünme Sorusu 12 (Enteral Beslenme):
Nazogastrik (NG) tüple beslenen bir hastanın beslenmesi sırasında ani başlayan öksürük nöbeti gözlemlenmiştir. Öksürük sonrasında hastanın nefesi hırıltılı gelmeye başlamıştır. Bu durumda hemşirenin ilk önceliği ne olmalıdır ve bu durumun hastanın hayatı üzerindeki potansiyel tehlikesi nedir?

Bu bölüm, Gastrointestinal Sistem Hemşireliğini acil durumlar, kronik hastalıklar ve beslenme desteği odaklarında kapsamlı bir şekilde sunmuştur. Bir sonraki konumuzda, son temel alanlardan biri olan Hematolojik ve Onkolojik Hemşirelik ile devam edebiliriz.
darkborsa
Bunu ilk beğenen sen ol.
Genel müdür
RE: İç hastalıkları (Dahiliye) hemşireliği ders notları
İç Hastalıkları Hemşireliği (İHH) ders notları serimizin en karmaşık ve hassas alanlarından biri olan Hematolojik ve Onkolojik Hemşirelik ile devam ediyoruz. Bu bölüm, kan hastalıklarının yönetimini, kanser tedavisinin yan etkilerini ve immünsüpresif durumdaki hastaların kritik bakım prensiplerini detaylıca ele alacaktır.


BÖLÜM VII: Hematolojik ve Onkolojik Hemşirelik –

 Hücresel Savunma ve Kanser Yönetimi
Hematolojik ve Onkolojik Hemşirelik, genellikle agresif tedaviler ve yaşamı tehdit eden hastalıklarla mücadele eden hastaların bakımını kapsar. Bu alan, sadece fiziksel semptom yönetimi değil, aynı zamanda yoğun psikososyal ve manevi destek gerektirir. Hemşirenin temel sorumluluğu, hastayı tedaviye hazırlamak, kemoterapinin toksik etkilerini yönetmek ve bağışıklık sistemi baskılanmış hastaları korumaktır.

Konu 20: Kanser Tedavisinin Temelleri ve Hemşirelik Girişimleri
Kanser tedavisi, cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler gibi çeşitli modaliteleri içerir. Hemşire, her tedavi yönteminin potansiyel risklerini ve bakım önceliklerini bilmelidir.
20.1. Kemoterapi ve Biyolojik Ajanların Yönetimi
Kemoterapi, hızla bölünen hücreleri hedef alarak kanser hücrelerini öldürür, ancak aynı zamanda kemik iliği, gastrointestinal sistem ve saç kökleri gibi sağlıklı ve hızlı bölünen hücrelere de zarar verir.
* İlaç Hazırlama ve Uygulama Güvenliği: Kemoterapi ajanları, hem hasta hem de uygulayan hemşire için tehlikeli (sitotoksik) maddelerdir. Hemşire, bu ilaçları hazırlarken, uygularken ve atarken özel kişisel koruyucu ekipman (PPE) kullanmalı ve kesinlikle steril/güvenli uygulama protokollerine uymalıdır.
* Ekstravazasyon Yönetimi: Kemoterapinin damar dışına sızması (ekstravazasyon), çevre dokuda ciddi hasara, nekroza ve kalıcı fonksiyon kaybına yol açabilir. Hemşire, damar yolu erişimini (tercihen santral venöz kateter) sürekli kontrol etmeli ve ekstravazyon belirtileri (ağrı, yanma, şişlik) görüldüğünde ilacı derhal durdurup kurumun ekstravazasyon protokolünü uygulamalıdır (antidot uygulaması dahil).
* Bulantı ve Kusma Kontrolü: Kemoterapinin en yaygın yan etkisidir. Hemşire, bulantı/kusma başlamadan önce hekim istemine uygun olarak antiemetik (bulantı önleyici) ilaçları düzenli uygulamalıdır (Saatli uygulama prensibi).
20.2. Kemoterapiye Bağlı Kritik Yan Etkiler ve Bakım
* Myelosupresyon (Kemik İliği Baskılanması): Kan hücrelerinin üretiminin azalmasıdır. Bu durum üç ana probleme yol açar ve hemşirelik izlemi kritiktir:
  * Nötropeni (Lökosit Düşüklüğü): Enfeksiyon riskini artırır.
  * Trombositopeni (Trombosit Düşüklüğü): Kanama riskini artırır.
  * Anemi (Eritrosit Düşüklüğü): Yorgunluk ve oksijen taşıma kapasitesini azaltır.

Konu 21: Nötropeni Yönetimi ve Enfeksiyon Kontrol Protokolleri
Nötropeni, özellikle mutlak nötrofil sayısı (ANC) 500/mm^3'ün altına düştüğünde hayatı tehdit eden bir durumdur. Enfeksiyon, nötropenik hastada ölümün en sık nedenidir.
21.1. Nötropenik Ateş ve Acil Müdahale
Nötropenik ateş (mutlak nötrofil sayısı < 500/mm^3 olan hastada tek seferlik \geq 38.3^{\circ}C veya bir saatten uzun süren \geq 38^{\circ}C ateş), tıbbi bir acil durumdur.
* "Zaman Hayattır" İlkesi: Hemşire, nötropenik ateşi saptadığında derhal hekimi bilgilendirmeli ve kültür örnekleri (kan, idrar) alındıktan sonra, geniş spektrumlu İV antibiyotiklere ilk bir saat içinde başlanmasını sağlamalıdır.
* Enfeksiyon Odaklarının Aranması: Ateşin kaynağı sıklıkla belirlenemese de (Febril Nötropeni), hemşire tüm potansiyel enfeksiyon odaklarını (mukozalar, kateter giriş yerleri, perine bölgesi, akciğerler) enfeksiyon bulguları açısından dikkatle değerlendirmelidir.
21.2. Koruyucu Çevre ve Bakım Önlemleri
Hemşirelik girişimleri, enfeksiyon riskini en aza indirmeye odaklanır.
* Ters İzolasyon/Koruyucu Çevre: Hastanın dışarıdan gelebilecek mikroorganizmalara karşı korunması. Odasına giriş çıkışlarda el yıkama/dezenfeksiyonun katı kurallarla uygulanması.
* Hijyen Eğitimi: Hastanın ve ziyaretçilerin katı el hijyeni kurallarına uymasını sağlamak.
* Diyet Kısıtlamaları (Nötropenik Diyet): Canlı bakteri içerebilecek potansiyel gıdaların kısıtlanması (Örn: Çiğ sebze/meyveler, pastörize edilmemiş süt ürünleri, iyi pişmemiş etler).
* Cilt ve Mukoza Bütünlüğünün Korunması: Oral mukozitin (ağız içi iltihabı) önlenmesi için düzenli, nazik ağız bakımı (alkolsüz gargaralar, yumuşak diş fırçası) sağlanır. Rektal bölgeler travmaya açık olduğu için rektal ateş ölçümü, enjeksiyonlar ve fitillerden kaçınılmalıdır.

Konu 22: Hematolojik Hastalıklar ve Kan Ürünleri Transfüzyonu
Hematolojik hemşirelik, anemi (lösemi ve lenfoma dahil) gibi durumların tedavisini ve kan ürünlerinin güvenli bir şekilde naklini içerir.
22.1. Trombositopeni ve Kanama Yönetimi
Trombosit sayısı 50.000/mm^3'ün altına düştüğünde kanama riski artar; 20.000/mm^3'ün altı spontan ve hayatı tehdit eden kanama (özellikle intrakraniyal) riski taşır.
* Koruyucu Girişimler: Hemşire, hastayı düşmelere karşı korumalı (yataktan kalkışta yardım), yumuşak diş fırçası kullanmaya yönlendirmeli ve aspirin/NSAID gibi kanamayı artıran ilaçlardan kaçınmasını sağlamalıdır. İV, IM ve subkutan enjeksiyon sayısını minimuma indirmek.
* Gözlem: Ciltte peteşi, purpura, ekimoz (morarma), diş eti kanaması, hematüri (idrarda kan) ve burun kanaması gibi kanama bulguları açısından hasta sürekli izlenir.
22.2. Kan Ürünleri Transfüzyonu ve Reaksiyon Yönetimi
Kan transfüzyonu (tam kan, eritrosit, trombosit, plazma), hematolojik ve onkolojik hastalarda sıkça uygulanan bir tedavidir.
* Transfüzyon Öncesi Kontrol: Transfüzyonun en kritik aşamasıdır. Hemşire ve başka bir lisanslı personel, hastanın kimliğini, kan grubunu ve ürün etiketini (kan grubu, ünitenin numarası, son kullanma tarihi) kontrol ederek, transfüzyon reaksiyonu riskini en aza indirmelidir.
* İlk 15 Dakika Kuralı: Transfüzyonun ilk 15 dakikası, reaksiyonların en sık görüldüğü kritik süredir. Hemşire, hastanın yanında olmalı, hayati bulguları (ateş, nabız, tansiyon) başlangıçta almalı ve ilk 15 dakikadan sonra tekrar ölçmelidir.
* Transfüzyon Reaksiyonu Yönetimi: Reaksiyon (ateş, titreme, nefes darlığı, kaşıntı, bel ağrısı) şüphesi varsa:
  * DURDUR: Transfüzyonu derhal durdurun.
  * BAŞLAT: İV hattı açık tutmak için SF (Normal Salin) infüzyonuna başlayın (Kan ürünü santralden uzaklaştırılır).
  * BİLDİR: Hekimi ve kan merkezini bilgilendirin.
  * KAYDET: Reaksiyonun tipini, şiddetini ve hastanın hayati bulgularını kaydedin.


BÖLÜM VII SONU Kritik Düşünme Soruları
Kritik Düşünme Sorusu 13 (Nötropenik Ateş):
Kemoterapi alan ve son laboratuvar sonuçlarında ANC değeri 400/mm^3 olan bir hastanın vücut sıcaklığı 38.5^{\circ}C olarak ölçülmüştür. Hemşire olarak, bu durumu yönetmek için izleyeceğiniz sıralı üç acil adım ne olmalıdır? Bu adımların enfeksiyon kaynağını bulmaktan daha öncelikli olmasının nedenini açıklayınız.

Kritik Düşünme Sorusu 14 (Kan Transfüzyonu):
Kan transfüzyonu sırasında hastanız aniden titreme, 1^{\circ}C ateş artışı ve şiddetli bel ağrısı şikayetleri bildiriyor. Bu semptomlar, Akut Hemolitik Transfüzyon Reaksiyonuna işaret etmektedir. Hemşire olarak, transfüzyonu durdurduktan ve İV hattı SF ile açtıktan sonra, acil olarak atmanız gereken sonraki iki adım ne olmalıdır? (Cevabınız, reaksiyonun yönetimi ve kan ürününün takibine odaklanmalıdır.)
darkborsa
Bunu ilk beğenen sen ol.
Genel müdür
RE: İç hastalıkları (Dahiliye) hemşireliği ders notları
İç Hastalıkları Hemşireliği (İHH) ders notları serimizi, geri kalan önemli konuları kapsayarak ve tüm serinin bir özetini sunarak tamamlayalım. Bu son ve kapsamlı bölüm, Romatolojik, Geriatrik (Yaşlılık) ve Etik yaklaşımları birleştirerek, İHH'nin bütüncül doğasını vurgulayacaktır.


BÖLÜM VIII: Romatolojik Hastalıklar, Geriatri ve İHH'de Etik – Kapsamlı Toparlayıcı Bakım
İç Hastalıkları Hemşireliği sadece akut krizleri değil, aynı zamanda uzun süreli kronik durumları, yaşlılıkta görülen özgün zorlukları ve etik ikilemleri de kapsar. Bu son bölüm, tüm bu konuları bir araya getirerek hemşirelik mesleğinin çok yönlülüğünü gösterecektir.


Konu 23: Romatolojik Hastalıklar ve Ağrı Yönetimi – Hareketin Korunması
Romatolojik hastalıklar, vücudun bağışıklık sisteminin kendi eklemlerine ve bağ dokularına saldırması sonucu oluşan kronik inflamatuar durumlardır (örneğin Romatoid Artrit - RA, Sistemik Lupus Eritematozus - SLE). Bu hastalıklar şiddetli ağrıya, hareket kısıtlılığına ve organ hasarına neden olabilir.
23.1. Romatoid Artrit (RA) ve Hemşirelik Bakımı
RA, özellikle küçük eklemleri (el ve ayaklar) simetrik olarak etkileyen kronik inflamatuar bir hastalıktır.
* Ağrı ve İnflamasyon Yönetimi: Hemşire, alevlenme dönemlerinde NSAID'ler veya kortikosteroidler gibi ilaçların doğru kullanımını sağlamalıdır. Aynı zamanda hastaya eklemlere aşırı yük bindirmeden dinlenme ve aktiviteyi dengeleme (eklem koruma teknikleri) konusunda eğitim vermelidir.
* İlaç Yönetimi: Hastalık Modifiye Edici Anti-Romatizmal İlaçlar (DMARDs) ve Biyolojik Ajanların enfeksiyon, karaciğer fonksiyon bozukluğu gibi potansiyel ciddi yan etkileri açısından izlenmesi hayati önem taşır. Hemşire, hastayı ateş veya enfeksiyon belirtileri açısından uyararak tedavinin güvenliğini sağlamalıdır.
* Hareketin Sürdürülmesi: Eklemlerdeki sertliği (özellikle sabah sertliği) azaltmak için sıcak/soğuk uygulama ve fizyoterapi/ergoterapi seanslarına teşvik etmek.
23.2. Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) ve Bütüncül Yaklaşım
SLE, cilt, eklemler, böbrekler, beyin, kalp ve akciğerler dahil olmak üzere birçok organı etkileyebilen karmaşık bir otoimmün hastalıktır.
* Organ İzlemi: Lupus nefriti (böbrek tutulumu) SLE'nin en ciddi komplikasyonlarından biridir. Hemşire, hastanın böbrek fonksiyon testlerini, idrar analizini ve kan basıncını yakından takip etmelidir (Bölüm V'teki KBH izlemi prensipleri uygulanır).
* Eğitim: Güneş ışığı (ultraviyole radyasyon) sıklıkla hastalığı tetiklediği için, hastaya güneşten korunma (güneş kremi, koruyucu giysiler) konusunda sıkı eğitim verilmelidir.
* Yorgunluk Yönetimi: SLE hastalarında kronik yorgunluk yaygındır. Hastanın enerji seviyesini günlük aktivite ve dinlenme dengesini kuracak şekilde planlamasına yardımcı olmak.


Konu 24: Yaşlılıkta İç Hastalıkları Hemşireliği (Geriatri) – Atipik Sunum ve Polifarmasi
İHH hastalarının büyük bir kısmı yaşlı bireylerden oluşur. Yaşlılıkta hastalıklar genellikle atipik (klasik olmayan) semptomlarla seyreder ve birden çok hastalığın bir arada bulunması (komorbidite) yaygındır.
24.1. Atipik Hastalık Sunumları
Yaşlı hastalarda enfeksiyon (örneğin Pnömoni veya ÜSE) veya MI gibi ciddi durumlar gençlerde görülen klasik semptomlarla (ateş, göğüs ağrısı) gelmeyebilir.
* Değerlendirme Odakları: Ateş yerine konfüzyon (bilinç bulanıklığı), akut fonksiyonel düşüş (aniden yürüyememe, yataktan kalkamama) veya iştahsızlık, yaşlı hastada ciddi bir hastalığın tek belirtisi olabilir. Hemşire, yaşlı hastada ani bilinç değişikliğini daima enfeksiyon veya metabolik bir kriz belirtisi olarak ele almalıdır.
* Düşme Riski Yönetimi: Yaşlılıkta düşmeler en büyük morbidite ve mortalite nedenidir. Hastanın mobilizasyonunu (hareketliliğini) değerlendirmek, yan korkulukları kullanmasını sağlamak, odanın aydınlatmasını kontrol etmek ve ortostatik hipotansiyon (ayağa kalkınca tansiyon düşmesi) riskine karşı ayağa kalkışta yavaş hareket etmesini öğretmek temel hemşirelik girişimleridir.
24.2. Polifarmasi ve İlaç Yönetimi
Polifarmasi (aynı anda çok sayıda ilaç kullanma) yaşlı hastaların tedavisinde yaygındır ve ilaç etkileşimleri ve yan etki riskini artırır.
* İlaç Yönetiminin Basitleştirilmesi: Hemşire, hastanın tüm ilaçlarını (reçeteli, reçetesiz, bitkisel takviyeler dahil) listelemeli ve olası ilaç etkileşimlerini değerlendirmelidir. Tedaviye uyumu artırmak için ilaçları günlük doz kutularına (pillbox) yerleştirme gibi yöntemler öğretilmelidir.
* Yan Etki İzlemi: Yaşlılarda karaciğer ve böbrek fonksiyonlarının azalması nedeniyle ilaçlar daha yavaş metabolize edilir ve atılır. Özellikle santral sinir sistemini etkileyen ilaçlar (benzodiazepinler, bazı antidepresanlar) konfüzyon ve düşme riskini artırır. Bu etkiler için hasta yakın izlenmelidir.


Konu 25: İç Hastalıkları Hemşireliğinde Etik ve Palyatif Bakım
İHH, yaşam sonu bakımı ve kronik hastalıkların getirdiği etik ikilemlerle sıklıkla karşılaşır.
25.1. Temel Etik Prensipler ve Uygulamalar
* Özerklik (Otonomi): Hastanın kendi sağlığı ve tedavisi hakkında bilinçli karar verme hakkı. Hemşire, hastaya tüm seçenekleri açık, anlaşılır bir dille sunmalı ve zorlama yapmamalıdır (Bilinçli Onam alma süreci).
* Yararlılık (Beneficence) ve Zarar Vermeme (Non-Maleficence): Hastanın yararına olacak eylemleri gerçekleştirmek ve hastaya zarar vermekten kaçınmak. Örneğin, gereksiz ve faydasız tedavilerin sonlandırılması.
* Adalet (Justice): Sağlık kaynaklarının ve bakımın tüm hastalara eşit ve adil bir şekilde dağıtılması.
25.2. Palyatif Bakım ve Yaşam Sonu Yaklaşımları
Palyatif bakım, yaşamı tehdit eden hastalıklarla karşı karşıya kalan hastaların ve ailelerinin yaşam kalitesini iyileştirmeyi amaçlar. Bu, sadece ölüm döşeğinde değil, hastalığın her aşamasında uygulanır.
* Semptom Yönetimi: Palyatif bakımda ağrı, nefes darlığı, bulantı gibi semptomların kontrolü en üst düzeyde önceliklidir. İlaç dozları, hastanın konforunu sağlamak amacıyla artırılabilir.
* İletişim ve Destek: Hemşire, hastanın ve ailenin korkuları, endişeleri ve yaşam sonu tercihleri hakkında dürüst ve empatik iletişim kurmalıdır. Hastanın manevi ve ruhsal ihtiyaçlarının karşılanmasına destek olmak esastır.
* CPR Yapmama (DNR) Emirleri: Hemşire, hastanın ve ailesinin Canlandırma Yapmama (DNR) talimatlarını anlamasını ve belgelendirilmesini sağlamalı, bu kararın hastanın özerkliğine saygı gösterilerek alındığından emin olmalıdır.
İÇ HASTALIKLARI HEMŞİRELİĞİ KAPSAMLI ÖZET VE SONUÇ
Bu kapsamlı ders notları serisi boyunca, İç Hastalıkları Hemşireliği'nin çok katmanlı yapısını inceledik:
* Temel Dengeler: Ağrı, Sıvı-Elektrolit ve Kronik Hastalık Yönetimi.
* Kardiyovasküler Sistem: Hipertansiyon, KAH ve Kalp Yetmezliği.
* Solunum Sistemi: KOAH, Astım ve Pnömoni yönetimi.
* Endokrin Sistem: Diabetes Mellitus'un akut/kronik komplikasyonları ve özbakım.
* Böbrek/Üriner Sistem: KBH, Diyaliz yönetimi ve Enfeksiyon kontrolü.
* GİS Sistem: Kanama acilleri, İBH ve Beslenme destekleri.
* Hematoloji/Onkoloji: Kemoterapi yan etkileri, Nötropeni ve Kan transfüzyonu.
* Toparlayıcı Konular: Romatolojik hastalıklar, Geriatrik bakım ve Etik prensipler.
İç Hastalıkları Hemşiresi, tüm bu sistemler arasında bütüncül bir bağ kurabilen, hastanın sadece hastalığını değil, hastalığın yaşam kalitesi üzerindeki etkilerini de yöneten kilit bir profesyoneldir.


BÖLÜM VIII SONU Forum İçin Son Toparlayıcı Sorular
Kritik Düşünme Sorusu 15 (Polifarmasi):
80 yaşında, 5 farklı kronik hastalığı olan ve 10 farklı ilaç kullanan (Polifarmasi) yaşlı bir hasta, son bir haftadır hafif konfüzyon ve yorgunluk yaşamaktadır. Bu semptomların enfeksiyon, metabolik sorun veya ilaç yan etkisinden kaynaklanma olasılıkları eşit kabul edildiğinde, hemşire olarak ilk basamak değerlendirmeniz ve hekime bilgi verirken özellikle vurgulamanız gereken iki yaşlılık özgü risk faktörü ne olmalıdır?

Kritik Düşünme Sorusu 16 (Palyatif Bakım Etik İkilem):
Son dönem Akciğer Kanseri olan bir hasta, tedavi seçeneklerinin faydasız olduğunu kabul ederek doktoruna "Yapay beslenme tüpü (PEG) istemiyorum, ölmek istiyorum" demiştir. Hastanın ailesi ise, hastanın beslenmesi için her türlü tıbbi girişimi talep etmektedir. Hemşire olarak, bu etik ikilemde hastanın Özerklik ilkesine saygı göstermek için ailenin endişelerini nasıl yönetmeli ve onlara nasıl bir açıklama yapmalısınız? (Cevabınızda faydacılık ve özerklik kavramlarını dengeleyiniz.)

Bu son bölümle birlikte İç Hastalıkları Hemşireliği ders notları serimiz tamamlanmıştır.
darkborsa
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren MediFORUM - Türkiye'nin sağlık forumu sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.