You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Yazar: Serdar102
Kardeşlik Hikayeleri 

SIRTLAN ZOBO
Sırtlan gruplarının dışladığı, aralarında barındırmadığı Zobo adındaki sırtlan bir şehrin çok yakınlarına gelmişti. Çayırın ortasında toparlak bir şey dikkatini çekti. Bu neydi? Zobo, onu kokladı. Burnuyla ittirdi. Yuvarlanıyordu. Biraz daha, biraz daha derken, o yuvarlandıkça, Zobo zevk aldıkça, oyun sürdü. Daha sonra oyunu bıraktı. Yorulmuştu. Çimenlere yattı. Uyuyakaldı.
Zobo gürültüye uyandı. Tatlı tatlı gerindi. Anında gerinmeyi bırakıp büzüştü. Vitesi geri taktı. Geri geri gitti. Az sonra çalıların arasında görünmez oldu. Ama görüyordu. Ne olup bittiğini anlamaya çalışıyordu. Bu dünyanın sahipleri yani insanlar, o yuvarlanan şeyin peşinden koşuyordu. Arada bir durup bağırışıyorlar sonra yine oyuna devam ediyorlardı. Tahta direklerin arasında biri o yanda, biri bu yanda, iki insan sabit bekliyordu. Eğer vuruş direklerin arasından geçerse gool diye bağırıyorlardı. Galiba bunlar iki ayrı takımdı ve maç yapıyorlardı. Bunları düşünürken toparlak şey yuvarlandı ve yanına geldi. Zobo fırladı, topu burnuyla ittirdi, ayaklarıyla vurdu, sahanın ortasına geldi. Zobo'yu görünce önce korkan insanlar, sonra alıştılar. Gol atınca onu alkışladılar. Koştu, koştu, insanlarla çoştu, başroldeydi ve kalıplaşmış bir takım fikirleri kırmak mümkündü.
Sonra insanlar gittiler, Zobo yalnız kaldı. Daha sonraki günlerde çok bekledi insanlar gelir diye ama kimse gelmedi. Güçlü çenesiyle ısırarak topu patlattı. Ses yüksek frekanslıydı, çok korktu. Hızla koşarak oradan uzaklaştı. Dağlara gitti. İnsan yapısı top patlıyor ve korkutuyordu. Demek ki, insan da patlar ve korkuturdu. Bunun üzerine bir daha insanlarla karşılaşmamaya söz verdi.

SON

---------------------------------------------------------

PANTER
Panterin biri, bir ovanın ortasına bakkal dükkanı açmış. Özellikle su, sulu gıdalar ve et satışları çok oluyormuş. Panter bire almış, ona satmış. Parasına para katmış, zengin olmuş. Ovada yaşayanların eğitim eksikliği panterin dikkatini çekmiş. Bakkal dükkanının karşısına ticaret okulu yaptırmış. Pek çok yavru hayvan bu okulda okumaya başlamış. Ticaret dersine panter girerek ders vermiş. Onlara ticaretin kurallarını, ticarette nelerin yapılması ve nelerin yapılmaması gerektiğini öğretmiş.
Bir yıl sonra okul ilk mezunlarını vermiş. Yavru ayı, yavru kurt, yavru tilki... şimdi kocaman olmuşlar. Mezun olur olmaz ovadaki tek ticarethane olan bakkala yönelmişler. Panter, suyu, eti kaça alıp kaça satıyor, araştırmışlar. Okulun masraflarını karşılamak için, karını giderek artıran ve bire alıp yirmiye satmaya başlayan panterden şikayetçi olmuşlar. Orman mahkemesi panteri suçlu bularak hapse atmış. Panterin ilk ziyaretçileri öğrencileri olmuş. Toplu halde gelen öğrenciler panterden özür dilemişler. Panter onları sessizce dinlemiş.
Ertesi gün panteri odasına çağıran hapishane müdürü, öğrencilerinizi iyi yetiştirmişsiniz, deyince, panter, ne demezsin, demiş. Hem biraz fazla iyi yetiştirmişim. Ticaret gelişsin, bölge kalkınsın derken, bu gidişle ticaret yok olacak.
Hapishane müdürü:  " Yok canım, öğrencileriniz bakkalı işleteceklermiş. Ticaret neden yok olsun? "
Panter:  " Bakın ben sıfırdan zirveye çıktım. Sıkıntılar yaşadım, fırtınalara göğüs gerdim. Onlar hazıra kondular. Paraşütle zirveye çıktılar. Küçük bir esinti karşısında direnemezler. Zirvede tutunamazlar. "
Aradan bir ay geçmemiş. İflas eden bakkal dükkanı kapısına kilit vurmuş. Okul zaten kapanmış, öğrenciler dağılmış. Kuraklığı yaşayan ovada bir damla suya hasret kalınmış. Ova mahkemesi davayı gözden geçirmiş ve panteri serbest bırakmış. Panter bakkal dükkanını yeniden açmış. Dükkan müşterilerle dolup taşmış. Panter kar marjını artırarak bire alıp elliye satmaya başlamış.
Panter okulu da açmış. Yeni öğrencilerine ticaret dersi vermeye başlamış. Derslerinde girişimci olmanın yararlarını ve girişimcinin korunması gerektiğini vurgulamış. Bir daha panteri hiçbir öğrencisi şikayet etmemiş.

SON

----------------------------------------------------------------

ANNE KANGURU
Bir kanguru varmış. Kesesinde yavrusunu taşırmış. Zamanla yavru büyümüş, keseye zor sığar olmuş. Ayrılık vakti gelmiş, çatmış.
Anne kanguru: " Benim güzel yavrum, artık büyüdün, kocaman oldun. Ayrılacağız, sen yoluna ben yoluma. "
Bunun üzerine yavru kanguru: " Anne, ne olur beni bırakma. Ben sensiz ne yaparım? "
Anne kanguru: " Ama canım, ben senin kadarken çoktan yalnız kalmıştım. Canımı dişime taktım, zorlukları alt ettim, hayatın kötülüklerine göğüs gerdim. Savaştım ve kazandım. "
" Anneciğim, canım benim. Ne olur, bir süre daha seninle kalayım. Gelişeyim, güçleneyim. O zaman hızlı koşarım. Dingolar, ( Avusturalya'da yaşayan bir köpek türü. ) beni yakalayamaz.
" Güzeller güzeli, Esat'ım benim. Aman, ağzından rüzgar alsın. Seni dingolara teslim etmem. Gerekirse birkaç ay daha sana bakarım. "
Ertesi gün yavrusuyla birlikte otlamakta olan anne kanguru ilerden gelmekte olan dingoları görmüş. Dingolar geliyor deyince yavru kanguru annesinin kesesine girmiş. Hızla kaçmaya başlayan anne kangurunun peşine dingolar takılmış. Giderek yaklaşmakta olan dingolardan kurtulamayacağını anlayan anne kanguru, yavrusuna şöyle demiş:  " Esat, dingolar yaklaşıyor. Şu köşeyi dönünce ağaçların arasına seni bırakacağım. Yere yat, sessizce bekle. Ben peşimdekilerden kurtulunca seni almaya gelirim. "
" Tamam oldu. "
Biraz sonra hafifleyen anne kanguru dingolarla arasını giderek açmaya başlamış. Sonunda dingolar, anne kangurunun peşini bırakmışlar. Anne kanguru çok uzaklardan geniş bir yay çizerek yavrusunu bıraktığı yere sabaha karşı gelebilmiş. Aramış, taramış, çalı diplerine, ağaç kovuklarına bakmış, bağırmış, yavrusu yokmuş. Günler sonra yavrusunu bulmaktan ümidini kesmiş ve ağlayarak bölgeyi terk etmiş. Yavrusunu başka bölgelerde arayacakmış.
Annesi Esat'ı bırakalı birkaç saat olmuştu ki, oradan geçmekte olan kanguruların kralı, Esat'ı görmüş ve yanına almış. Yavrusu olmayan kral, Esat'ı tahtının varisi olarak yetiştirecekmiş.
Böylece aradan on yıl geçmiş. Yaşlanan kral tahtını Esat'a bırakmış. Esat, kral olmuş. Kanguruları doğruluk ve adalet ilkelerine bağlı kalarak yönetmeye başlamış.  Kralın evlatlığı Esat'a tahtını bıraktığı haberini duyan anne kanguru çok heyecanlanmış. Yeni kral acaba onun yavrusu olabilir miymiş? Adı da yaşı da aynen tutuyormuş.
Anne kanguru saraya gitmiş. Görevlilere durumu anlatmış. Görevliler, olanları krala söyleyince kral hızla koşarak saray kapısında yaşlı gözlerle bekleyen annesine sıkıca sarılmış.
Esat uzun yıllar krallık yapmış. Annesini yanından ayırmamış. Bu zaman süresince kangurular çoğalmışlar. Dingolarla çetin bir uğraş içine girmişler ve onları yenmişler. Sayıları azalan dingolar, uzak diyarlara göç etmişler. Böylelikle kangurular dingo korkusu olmadan yaşamaya başlamışlar.

SON

-------------------------------------------------------------------

LAMA VE PUMA
Güney Amerika Kıtası'ndaki And Dağları'nda bir lama yaşıyormuş. Bu lamanın adı Heman'mış. Heman bazen sürüyle birlikte otlar, bazen yalnız gezermiş. Hayat güzelmiş, yaşamak güzelmiş, otlamak güzelmiş. Nereden gelmiş bilinmez bir puma ( Dağ aslanı ) ortaya çıkmış. Puma avlanmaya başlamış. Lamalar sağa sola kaçışmışlar ama puma her defasında bir lamayı yakalamış.  Lamalarda bir korku, bir telaş; geceleri bile uyuyamaz olmuşlar. Bir pumanın karnı doyacak diye yüz lama can pazarında, doğru mu bu?
Aradan yıllar geçmiş. Puma belası birkaç günde bir tepedeki mağarasından inerek lamaları avlamış. Son yedi yılda yedi yavrusu olan Heman'ın yavrularını puma almış. Heman, seneye yavrulamak istemiyormuş. Nasılsa puma kapacak diye öteki lamalara da yavru yapmamalarını söylemiş. Belki o zaman puma açlıktan ölürmüş.
Günlerden bir gün Heman tepedeki mağaranın önünde oynaşan dört puma yavrusu görünce, bela bir iken yakında beş olacak. Bunlar bir büyürse vah bana, vahlar size, demiş arkadaşlarına. Yandık ki hem ne yandık, soyumuz kuruyacak, demiş arkadaşları.
Bir yıl sonra avlanmaya başlayan beş puma kısa sürede lamaları kırıp geçirmiş. Geriye sadece Heman kalmış. Heman koşarak zirveye çıkmış. Ulu Kartal Kondor'a seslenmiş. Kondor gelmiş. Heman olanları anlatmış. Yardım dilemiş. Kondor, Heman'a acımış. Dileğini kabul etmiş. Sonraki günlerde pumaları birer birer avlamış.  Heman oralardan çok uzaklara giderek başka bir lama sürüsüne katılmış. Aradan zaman geçmiş bir yavrusu olmuş. Pumasız ortamda yavrusunu büyütmüş. Birlikte kırlarda özgürce koşup oynamışlar.

SON

Fikir: Serhat Yıldırım
Yazan: Serdar Yıldırım
Yorumlar Yorum Yok
Yazar: coffytt
 
Merhabalar,

Biliyorsunuz hekimlere jinekolojik/ürolojik konularda belli bir şikayet ile gittiğinizde sizden cinsel yolla bulaşan hastalıklardan ilgili olanları için test yaptırmaya gönderiyor.

Fakat benim şikayet olmadan sadece kontrol ve güvenli cinsellik için bu hastalıkların hepsine bakılan testler ile ilgili bir sorum var. Özel labartuvarlarda STD 10, STD 15 gibi isimlerle bu hastalıkların 10 veya 15'inin birden kontrol edildiği testler mevcut. Fakat tahmin edersiniz ki yüksek fiyatları var. Bu gibi testler devlet hastanelerinde yapılıyor mu? Hekiminizden sadece kontrol amaçlı test isteyebiliyor musunuz?

Telefonla ulaştığım hastanelerde görevlilerin çok kısıtlı bilgisi var, sadece doktorla görüşün deyip geçiyorlar. İnternette de güncel uygulamalarla ilgili net bir bilgiye ulaşamadım.

Sizlerin böyle bir deneyimi oldu mu? aydınlatacak bir yorum gelirse internette benzer aramalar yapan pek çok kişi faydalanır diye düşünüyorum.


Teşekkür ederim.
Forum: Yardım
Yazar: nuhy1
[font="Segoe UI", "Helvetica Neue", Helvetica, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, "Fira Sans", "Droid Sans", sans-serif]Ben eskiden korku videoları severdim 3 yıl önce bir video yüzünden düşünce bir şey düşünmem hisi giti artık bir anda bir şey kafama koyamıyorum düşünmeden birşelere cevap veriyorum sanki düşünce yetim ortada kayboldu eskiden her şeyi bir anda kafamda kurabiliyordum işlemleri o video izledikten sonra olmu videoda korku videoları severek izliyordum bir video beyne zarar veren bir yazı çıktı inanmadım izledim böyle oldu galiba o video silindi yorumlarda beynime bir şey oldu diyordu doktora söyledim bu bir şey değil nörloji gidiyorum bana ne oldu düşünce ne fiziksel aktivite yapsam bir şey olmuyor beyin için faydalı şeylerde tüketiyorum bir şey olmadı beynimin içinde boşluk hisetiyorum lütfen birisi bana yardım etsin. ama değil bunu atlamak zor oluyor  çok unutkan olmaya başladım  bu konuyu araştırdğımda [/font]

[font="Segoe UI", "Helvetica Neue", Helvetica, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, "Fira Sans", "Droid Sans", sans-serif]ruhsal boşluk beyin sisi zihinsel boşluk çıktı video bir siyah adam yüzünde gaz maskesi eliyle ruh kendi ruhunu çıkartıyor bide çıkamıyorum videonda kendimi hisedemiyorum çıkmak istiyorum çıkamıyordum o videoda 20 dk boyunca hareket edemedim hiçbir düşünemedim herşeyi unutum hiçbir hatırlamadınmı arkadaşlarımı bile bu kim ben nerdeyim okulumun yolu bile unutum ismimide unutum bide adamın arkasında pelerin vardı bir baktınmı böyle duruyor garip çızırtı sesinde var beynim sanki durmuş sonra kafamın heryeri hissetmeme başladım artık sade beynimin dış yerleri yakın bölgeleri hisedebiliyorum içimi hisedemiyorum adam ruh çıkartı ruhumu çıkartı bilmiyotum? bir kitap okudum ruh eplefiz bezi içindedir ded oraya bişer olmuş olabilirmi birisi soru sorarsa ben kafamda birşey düşünmeden ağzımda kaçıyor ve doğru çıkıyor kafamda birşey hisedemiyorum o video büyümü beyin içine ne zarar vermiş beynimi içini hiçbirşekilde hisedemiyorum kulanamıyorum umarım birisi bana yardımçı olur bu durum yaşayan varmı o videoyu 100bin kişi izlendi hepsi türk tü yorumlarda beynime birşey oldu birşey hisedemiyorum içimi hisedemiyorumdu.[/font]
resimdeki adam benzer o videoda vardı
Yazar: Jagrx
dilimin altında böyle bisey var acıyor dilimi rahat hareket ettiremiyorum bilgisi olan var mı

Hoşgeldin, Ziyaretçi

Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Forumda Ara

Forum İstatistikleri

Toplam Üyeler: 3,437
Son Üye: husnukil
Toplam Konular: 2,615
Toplam Yorumlar: 4,471

Kimler Çevrimiçi

Toplam: 87 kullanıcı aktif Bot, Bot
0 Kayıtlı
» 85 Ziyaretçi

Son Aktiviteler

Atatürk'ün Çocukluk Anısı...

Son Yorum: Serdar102 22-04-2024, Saat: 18:16

TUS, USML, DUS sınavları ...

Son Yorum: mustaboz 22-04-2024, Saat: 00:42

23 Nisan Ve Cumhuriyet Şi...

Son Yorum: Serdar102 08-04-2024, Saat: 18:04

Alinur Aktaş

Son Yorum: Uzi 05-04-2024, Saat: 13:21

Azı dişim çekildi diş eti...

Son Yorum: ysfkelebek 28-03-2024, Saat: 21:48

Başkomutan Mustafa Kemal ...

Son Yorum: Serdar102 26-03-2024, Saat: 19:57

Karşılıklı kaynak paylaşı...

Son Yorum: drbed 15-03-2024, Saat: 13:46

beyinde sorun

Son Yorum: nuhy1 14-03-2024, Saat: 18:13

Antalyaya ve izmire yeni ...

Son Yorum: analizci 10-03-2024, Saat: 11:32

Nefes Alma Problemi ve Bu...

Son Yorum: Darkwatch 09-03-2024, Saat: 12:13

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren MediFORUM - Türkiye'nin sağlık forumu sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.